TİYATRO SÖZLÜĞÜ, Tiyatro Terimleri ve Anlamları Barok Tiyatro:
Aşağı yukarı 1590 ile 1750 yılları arasındaki süreçte egemen olan bir sanat
ve kültür anlayışı. En önemli anlatımını mimarlık, müzik alanında bulmuştur.Ancak
resim, heykel ve tiyatroyu da etkilemiştir. 16. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın
sonu arasında, Barok kültürün bir parçası olarak yer alan ve ülkelere göre
değişik özellikler gösteren tiyatro. Rönesans tiyatrosundan Aydınlanma
tiyatrosuna kadar uzanan, klasik Fransız tiyatrosu ile Altın Çağ İspanyol
tiyatrosu yanı sıra, Elisabeth tiyatrosu ile Jakobyen tiyatroyu içine alan
Barok Tiyatro, başlıcalıkla Hıristiyan öğretisi ile mutlakçılığın izinde,
dinsel-ahlâkçı öğretisi ile "siyaset okulu" özelliğiyle, saray tiyatrosunun
bir yansıması olmuştur. Barok dinsel dünya düşüncesi bağlamında, Barok
Tiyatro, "dünya tiyatro", görünüş-varlık metafiziğine dayanır; dünya, kendi
imgesidir. Bu bağlamda, tiyatro, Barok düşüncesinin temel çizgilerini;
varlık-görünüş, gerçek-maske, rol-kişi, sonsuzluk-an, kalıcılık-geçicilik
diyalektiğini içerir. Barok "dünya tiyatrosu", tüm ayrımlarına karşın,
tiyatro biçimlerinin bütünselliğini kurmaya çalışır. Oyun türleri ve alt
türleri, İspanyol auto sacramental'lerin gizem oyunları ile acıklı oyunlarından
güldürülü oyunlar ile comedia'lara, tragikomedya ile çobanıl oyunlara,
saray tiyatrosu şenlik ve balelerinden halk güldürü tiyatrosu oyunlarına,
bu arada, kendi içlerinde Cizvit tiyatrosunun şehitlik oyunlarından maskeli
saray oyunlarına, tarihsel oyunlar ile çeşitli halk güldürülerine kadar
ayrışır. Barok Tiyatro, antik tiyatronun, ortaçağ tiyatrosunun ve Rönesans
tiyatronun çeşitli tiyatro biçimlerini kendi gününün ideolojisi içinde
yeniden yoğurmuştur. Barok Tiyatro'nun çokbiçimliliği buradan kaynaklanır.
Öte yandan, Barok Tiyatro, antik ve Rönesans drama kuramından yola çıkarak
türler hiyerarşisini getirmiş; tragedya, komedya ve ara tür olarak tragikomedya
üçlüsünü kurmuş; mimesis ve katharsis kavramlarını dini-ahlâkî öğretisini
işleyen oyunlar, trajik avunma ya da komik olanın üstün gelmesiyle sona
ulaşır. Oyun yapısı, antik dramanın izinde, prolog -serim-doruk- peripetie-
katastrophe ve anagnorisis uğraklarını olduğu kadar, öğretici-ahlâkçı işleviyle
koroyu içerir. Barok Tiyatro'da, Barok öğreti ve temel eğilimler ile anlatım
araçları arasında tam bir uyuma rastlanır. Barok Tiyatro yapısı ile sahne
düzeni, sahne tasarımı ile oyun alanı, Barok dünyagörüşünü canlandırdığı
kadar, bu doğrultuda yenilikler tiyatrosu özelliğini de taşır. Barok Tiyatro
sahnesinde görünüş-varlık metafiziğinin "dünya tiyatrosu" imgesinin yaratılmak
istenmesi, sahne aygıtlarının kullanımını, sahne tekniğinde yenilikleri,
kulis değişimlerini ve mekân perspektifini öne çıkarmıştır. Tiyatro sahnesi,
Rönesans tiyatrosundaki gibi, insanlararası çatışmaların yer aldığı yer
ve nesnel alan olmaktan çıkmış; yukardaki Tanrı ile aşağıdaki Şeytan ve
arasında kalmış insanın evrenini verecek biçimde, dikey ve oylumlu sahne
haline gelmiştir. Sahne ve kulis tasarımı, sahne görüntüsü ve imgesi, sahne
etmenleri, tüm bunlar, dünyanın gelip geçiciliğini, dünyanın "yalan dünya"
olduğunu vermeye yönelik göz yanıltmacılığa ve perspektif oyunlarına dayanıyordu.
Sahne makineleri, alegorik anlatıma, insanı aşan güçlerin canlandırılmasına,
varlık ile görünüş arasındaki sınırı kaldıracak perspektif tekniğinin öne
çıkmasına yardım ediyordu. Tüm sahne sistemi, "tiyatro içinde tiyatro",
"oyun içinde oyun" ilkesini gerçekleştirmek içindi. Giysi değişimleri,
maskeler, vb. bu yanılsama ilkenin uygulanmasına hizmet ediyordu. Barok
Tiyatro'da oyunlar, bu biçim çeşitliliğine karşılık verecek yönde, prens
sarayları, manastırlar, Pazar yerleri gibi çok çeşitli oyun yerlerinde
oynanıyordu. Evrensellik-ulusallık, burjuva kültürü-saray kültürü, Hırıstiyan
içerik-antik biçim, dünyasallık-öbür dünya düşüncesi ikililiğine dayanan
ve uluslarüstü mutlakçı yönetimlerin tiyatrosu olan Barok Tiyatro, dramaturjik
ve teknik açıdan etkisini uzun yıllar sürdürmüştür.
|
|